Hırpalanmış, örselenmiş, değer yargıları ve erdemlilik ölçüleri buruşmuş, 'Adam' olmanın ilkeleri ve koordinatları değiştirilmiş dünyamızda; Güzel Anadolu'muzun 'vatanlaşma' hamurunda 'maya'sı olan ve 'adam' olmanın ufkunu gösteren Hoca Ahmet Yesevî'ye ait mısraları sevgili okurlarımızla paylaşmak istedik. Ve yine istedik ki, gönül dünyamızda ne kadar çoraklaştığımızı, sevgi çiçeklerimizin gökten kurutulmak istendiğinin farkına varalım da, en azından, kökümüze sahip çıkalım..Tabi kök sağlam kalınca, taze filizlerin yeniden sürüp varlık dünyasına çıkması, unutulmaması gereken bir umuttur. Şöyle diyor Hoca Ahmet Yesevî (k.s): Dem bu demdir, başka deme dem deme, Dünyadan gamsız gidersen, gam yeme.. Hem canın ve gönlün, hem de bedenin yanmazsa, Göz yaşının akması ile sen nem deme.. İsterse yansa, ağlasa âşık takımı, Kırmızı çehresini görüp gamsız deme.. Aslın neslin bir damla meni suyu, İyiyi görürsen kendinden eksik deme.. Adem oğlunda zerre kadar mânâ olmazsa, Sen onu adam şeklinde görüp adam deme.. Duymazsa mânâ sırrından, adam değildir, Sen onun sûretini görüp adam deme! Yüreğimde bu dert yarası olmasa, Sakın, çekin, ona dost deme! Su saçan hançer kaşları, ok gibi kirpikleri değse, Can ver de canına merhem deme! Dostlar, divâne imiş her kişi, Şeref ve arzudan geçmezse adam deme.. Deniz üzerinde gezinen çer-çöp gibi, Hayhuy diyenle birlikte adam deme..! Ey Ahmet, kalk, bu nefsin ganimettir, Yârsiz geçen zamanına zaman deme..! Hoca Ahmet Yesevî(T.D.Vakfı Haber Büyteni,Sayı:99.S.50) |